Güneş Kremi Sempozyumundan Haberler
YAZAR

Sosyal medya kullanıcılarının kendi güneş koruyucularını üretmesi, Avustralya'da hatalı SPF testi skandalı ve daha fazlası nedeniyle kozmetik kimyageri olmak için zorlu bir yıl oldu. Bu nedenle, ABD Florida'da, her iki yılda bir düzenlenen Güneş Kremi Sempozyumu'nda riskler her zamankinden daha yüksekti.
Bu yıl konferansın 20. edisyonu gerçekleşti Bu yıl, kozmetik kimyagerlerinden hammadde tedarikçilerine ve akademisyen araştırmacılara kadar yaklaşık 800 kişi toplandı. Yeni araştırmaları sergileyen 35 bilimsel poster ve formülasyon stratejilerinden tüketici test metodolojilerine kadar çeşitli konularda dersler veren 19 konuşmacı vardı.
Bu yılki etkinlikteki en büyük haber, 1999'dan beri ilk kez, ABD'de onaylanmış yeni bir güneş kremi filtresine sahip olunması. ABD güneş koruması formüle ederken oldukça sınırlı bir araç takımıyla çalışıyor. Son çeyrek yüzyıldır, 16 adet listelenmiş aktif güneş kremi bileşeni var, ancak bunlardan yalnızca sekizi modern formüllerde yaygın olarak kullanılıyor. Daha da azı gerçekten yararlı kabul ediliyor.

Bunu, formülatörlerin 30'dan fazla onaylı filtreye sahip olduğu Avrupa Birliği ile karşılaştıralım; bunlar arasında geniş spektrumlu koruma ve mükemmel stabiliteye sahip gelişmiş seçenekler de var. Japonya'da ise 30'dan fazla seçenek arasından seçim yapılıyor. Amerika'da filtre eksikliğinin sorunu sadece seçeneğin güzel bir şey olması değil; aynı zamanda yıllardır yurt dışında kullanılan filtrelerin çoğunun çalışması daha zarif ve cildimizi güneşten korumada daha etkili olması.
2017 yılında ABD'de 20 güneş kremini test eden bir araştırma, bunlardan yalnızca 11'inin Avrupa Birliği'nin UV koruması standartlarını karşılayabildiğini ortaya koydu.
Yeni filtrenin adı bemotrizinol, aynı zamanda Bis-Etilheksiloksifenol Metoksifenil Triazin olarak da biliniyor. BEMT kısaltılıyor. Basitçe söylemek gerekirse: BEMT, ABD'de şu anda onaylanmış tüm güneş koruyucu filtrelerden daha uzun süre kalıcı ve daha iyi geniş spektrumlu koruma sağlıyor. Bu bileşenin cephanelikte olması, ABD'nin daha şık güneş koruyucuları sunmasını sağlayacak.

Yurt dışına seyahat ederken bavulunuzu güneş kremiyle dolduranlardansanız, BEMT'nin faydalarını deneyimlemiş olabilirsiniz. Bu bileşen Avrupa Birliği'nde, La Roche-Posay'ın Anthelios güneş kremi serisinde bulunur.
BEMT'nin üreticisi DSM-Firmenich, Parsol Shield adını verdikleri bu filtrenin ABD'de onaylanması için yaklaşık 20 yıldır çalışıyor; bu da diğer ülkelerde güvenle kullanıldığı süreye yakın bir süre. Şirkete göre, bu bileşenin piyasaya sürülmesinin toplam maliyeti tam 20 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Her şey planlandığı gibi giderse, 2026'nın ikinci yarısında ABD pazarında BEMT'nin yeni güneş kremi ürünlerini görebiliriz.
Diğer Çalışmalar
Filtrelerin ötesinde, su geçirmezliği artıran ve eşit uygulama sağlayan film oluşturucular gibi yeni ve geliştirilmiş bileşenler geliyor. Diğer mevcut organik aktifler (kimyasal filtreler) da yeni bir görünüme kavuşabilir. Biyoteknoloji girişimi Skinosive tarafından hazırlanan yeni filtrenin cilt yüzeyine yapışmasını artırarak olağanüstü uzun süreli dayanıklılık özellikleri sağlayabileceğini gösterdi.
Çinko oksit bazlı formülasyonlar - diğer adıyla mineral güneş kremleri - tüketici talebi nedeniyle popülerlik kazanmaya devam ediyor. Bu talepten yola çıkarak bilim insanları bu tür ürünlerle ilişkili beyaz kalıntıyı en aza indirmek için çalışıyor.
Kapsayıcı Test Yöntemleri
Güneş kremi test yöntemleri daha akıllı hale geliyor. Geleneksel olarak, araştırmacılar gönüllülerin cildine güneş kremi sürer ve ardından cilt kızarana kadar UV ışığına maruz bırakırlar; yani ürünün ne kadar etkili olduğunu ölçmek için güneş yanığı oluşmasını beklerler. Bu yöntem yalnızca rahatsız edici ve etik açıdan şüpheli olmakla kalmaz, aynı zamanda kapsayıcı da değildir.
Bu testte koyu ten rengine sahip katılımcıları kullanamazsınız çünkü ciltteki kızarıklığı fark etmek çok daha zordur. Yeni yöntemler, ışığın farklı bileşiklerle nasıl etkileşime girdiğini incelememize yardımcı olan bir araç olan UV spektroskopisi gibi teknikleri kullanarak UV emilimini objektif olarak ölçüyor. Bu yaklaşım daha doğru ve kapsayıcı sonuçlara yol açar.
Bu yeni yöntemler, güneş kremi testlerinin güvenilirliğini ve tutarlılığını artırırken daha tutarlı küresel standartlar oluşturulmasına da yardımcı olabilir.

























































































