Kürkler, Bel Hatları ve Biraz Kaos: Moda Dünyası 2025’i Nasıl Okuyor?
YAZAR

Moda dünyası uzun süredir “minimalizm”i kutsuyordu. Temiz hatlar, nötr renkler, sessiz lüks… Ama görünüşe göre artık o sessizlik bitti. Prada ve Miuccia yine herkesi ters köşeye yatırarak sezonun ruhunu “raw glamour” yani ham ışıltı olarak tanımladı. Ne mükemmel bir ifade — çünkü dünya kaotik, haber başlıkları yorgun, ama kadınlar hâlâ güçlü görünmek istiyor. Prada’nın 60’lar elbiseleri, sanki bir geceden kalmış gibi buruşturulmuştu; kürkler plastikle kaplanmış, saçlar dağınık ama bilinçliydi.
Şık ama biraz yorgun — tıpkı bugünün feminenliği gibi.
Hayvani Bir Sezgi
2025 Sonbahar/Kış podyumlarında bir hayvan içgüdüsü dolaşıyor. Leopar desenleri, sahte kürkler, zebra baskılar... Doğaya dönüş hissi ama couture seviyesinde.
Gucci’nin şeker pembesi çizgili kürkleri ya da Fendi’nin gerçekte shearling ama vizon gibi görünen mantoları, lüksün artık “doğallıkla oynadığı” bir dönemi işaret ediyor. Bu estetikte vahşilikle zarafet arasındaki çizgi neredeyse silinmiş durumda. Belki de artık moda, evrimsel bir dürtü gibi — kim olduğumuzu hatırlamakla, kim olmak istediğimizi giyinmek arasında.
Belin Geri Dönüşü
Evet, bel hattı geri döndü. Ama bu sefer korselerle değil, güçle. Sarah Burton’ın Givenchy’deki ilk koleksiyonu, klasik silueti yeniden yorumluyor: kısıtlamak yerine tanımlayan bir feminenlik.
Bu bel, bir gücün ifadesi — kırılganlıkla cesaretin arasındaki o ince hat. Artık kadınlar “daha ince” görünmek için değil, “daha kendinde” hissetmek için şekilleniyor.
Kendini Sarmak, Dünyayı Sessize Almak
Son trend ise dış dünyanın gürültüsüne verilen zarif bir yanıt: koruyucu siluetler. Paltoların yakaları büyüyor, kumaşlar katman katman, eller ceplerin içinde gizlenmiş. Hermès ve Sacai gibi markalar, kadın bedenini bir zırh gibi sarıyor ama o zırh yumuşak, kaşmirle kaplı.
Çünkü koruma artık bir savunma biçimi değil, bir konfor estetiği. Belki de moda hiç bu kadar duygusal olmamıştı.
Sonuç: Duygusal Zeka Lüksün Yeni Formu
A/W 2025, bize bir şeyi net biçimde söylüyor: Lüks artık gösterişli logolarda değil, duygusal zekada saklı. Kendini bilmek, bedenini dinlemek, kumaşın hikayesini anlamak… Feminenlik artık bir poz değil — bir farkındalık biçimi.

























































































