Zohran Mamdani'nin, New York Stiline Yakından Bakış
YAZAR

Zohran Mamdani, New York’un 111. belediye başkanı olarak resmi görevine başlamadan önce bile, şehrin politik ve kültürel sahnesinde belirgin bir imaj oluşturmayı başardı. 34 yaşındaki Demokrat, Uganda doğumlu bir politikacı olarak hem gençliği hem de çeşitli geçmişiyle dikkat çekiyor. Mamdani’nin kişisel tarzı, bu imajın şekillenmesinde kilit rol oynuyor. Dar kesim takım elbiseler ve ince kravatlar, Mamdani’nin klasik ama dikkat çekici bir duruş sergilemesine yardımcı oluyor.
Bu tarz, yalnızca estetik bir tercih değil; aynı zamanda onun politik duruşunu ve profesyonelliğini de yansıtıyor. Özellikle şehirdeki kiraları dondurma planlarını desteklemek için Coney Island’da gerçekleştirdiği etkinlikte bile Mamdani, klasik takım elbiselerinden birini giymişti.
Mamdani, stilini büyük ölçüde Uniqlo, J. Crew ve Suitsupply gibi markalardan alıyor. Üç yıl önce sanatçı eşi Rama Duwaji, Mamdani’ye dar kot pantolonlardan uzak durmasını önererek onun stilini yeniden şekillendirdi. New York merkezli özel dikim takım elbiselerde uzman Frederick Castleberry, Mamdani’nin klasik takım elbiseleri seçmesinin hem politik mesaj hem de yaşına uygun cesaret göstergesi olarak önemli olduğunu belirtiyor.
Castleberry’e göre, gömlek ve kravatla kombinlenen iyi kesimli bir takım elbise, politik bir figür olarak Mamdani’nin duruşunu ve ciddiyetini güçlendiriyor. Suitsupply CEO’su Fokke de Jong, Mamdani’nin markalarının özel kesim Havanna takım elbiselerini tercih etmesinden memnuniyet duyduklarını ifade ediyor ve bu takım elbiselerin 600 ila 800 dolar arasında değiştiğini belirtiyor.
Mamdani’nin tarzı sadece Batı modasıyla sınırlı kalmıyor; Uganda ve Hindistan kökenli kıyafetleri de gardırobunda yer alıyor. Kampala’daki Kansanga’dan dikilmiş bir Kitenge takım elbise veya Delhi’de dikilmiş bir Bandhgala, onun küresel ve kültürel bir perspektife sahip olduğunu gösteriyor. Bu çeşitlilik, Mamdani’nin hem kişisel geçmişine hem de New York’un çok kültürlü yapısına bağlılığını simgeliyor.

GQ röportajında Mamdani, tarzını şehrin dinamizmiyle bağlantılı olarak tanımlıyor ve Uganda ya da Hindistan’dan getirdiği kıyafetlerin de stilini tamamladığını vurguluyor.
Mamdani’nin kişisel aksesuarları da tarzının önemli bir parçasını oluşturuyor. Sol elinden hiç çıkarmadığı Casio saati ve eşinin kendisi için yaptığı yüzük, ona hem kişisel hem de sembolik bir anlam katıyor. Büyükbabasının Mekke’ye yaptığı hac ziyaretinden kalan yüzük ve karısının Tunus gezisinden bir hatıra olarak takılan diğer yüzük, Mamdani’nin kültürel ve aile bağlarına verdiği önemi ortaya koyuyor. Bu detaylar, bir politikacı olarak Mamdani’nin kişiliğini ve değerlerini görsel bir şekilde yansıtıyor.
Mamdani’nin kıyafet tercihleri, New York’un tarihsel belediye başkanlarının tarzıyla da karşılaştırılıyor. Örneğin, David Dinkins’in 1990-1993 yılları arasında birden fazla smokin tercih etmesi ve Jimmy Walker’ın kendi terzisiyle çalışarak kıyafetlerini tasarlaması, şehrin geçmişte moda ile nasıl iç içe olduğunu gösteriyor. Fiorella La Guardia’nın aksine, Mamdani’nin takım elbise seçimleri, genç yaşına rağmen karizmatik ve güvenilir bir imaj yaratıyor.
Thomas Dyja, Mamdani’nin takım elbiselerinin gözle görülür bir güç ve ciddiyet mesajı verdiğini belirtiyor ve bunun seçmenler üzerinde olumlu bir etki yaratabileceğini ifade ediyor.

Mamdani’nin tarzı aynı zamanda politik mesajının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Castleberry, politika ile modanın doğrudan birbirini etkilemediğini söylese de, Mamdani’nin kendini sunma biçimi ve içgüdüsel duruşu, halkla kurduğu bağlantıda önemli rol oynuyor. Bu bağlamda, giyim tarzı yalnızca kişisel tercih değil, aynı zamanda toplumsal ve politik bir iletişim aracı olarak da işlev görüyor. Mamdani’nin karizması, mizah anlayışı ve adalet odaklı duruşu, onun kampanya mesajına ve iyimser tonuna da yansıyor.
Mamdani’nin eğitimi ve geçmişi de tarzını şekillendirmede etkili olmuş. Bowdoin College’daki eski profesörlerinden Brian Purnell, Mamdani’yi öğrencilik yıllarında zeki, karizmatik ve empatik biri olarak tanımlıyor. Purnell’e göre, Mamdani’nin adalet ve insan haklarına olan derin bağlılığı, seçim kampanyasında ve politik duruşunda kendini gösteriyor. Onun açık ve cesur ifadeleri, seçmenlerin güvenini kazanmasına yardımcı oldu ve bu yaklaşım, stil tercihlerinin de politik mesajını desteklemesine olanak tanıyor.
Mamdani’nin şehre ve modaya yaklaşımı, New York’un ekonomik ve kültürel yapısında da etkili. New York Moda Haftası tek başına 900 milyon doların üzerinde ekonomik aktivite yaratıyor ve moda sektörü şehre 20 milyar dolardan fazla maaş sağlıyor. Amerika’daki moda ile ilgili faaliyetler 50 milyar dolardan fazla doğrudan satış üretirken, 130. 000’den fazla iş imkanı sunuyor.
CFDA Başkanı Steven Kolb, yeni belediye başkanının bu iş birliğini sürdürmesinin önemini vurguluyor ve Mamdani’nin moda sektörünü destekleyecek politikaları benimsemesini beklediklerini söylüyor.

Mamdani’nin stil anlayışı, New York’taki moda ve kültürle olan bağını da pekiştiriyor. Hem klasik Batı modası hem de Uganda ve Hindistan kökenli kıyafetleri kombinlemesi, onun kültürel çeşitliliğe verdiği önemi ve şehre özgü çok kültürlü kimliğini yansıtıyor. Giyimi, kişisel değerlerini, politik mesajını ve liderlik duruşunu destekleyen bir araç olarak işlev görüyor.
Sekiz haftadan kısa bir süre içinde Mamdani, New York Şehri’nin resmi olarak yemin edecek ve politikaları şekillenmeye başlayacak. Takım elbiseleri ve klasik tarzıyla oluşturduğu imaj, onun şehirdeki ilk izlenimini güçlü ve güven verici kılarken, stilinin politikaya ve toplumsal algıya katkısı da göz ardı edilemez bir faktör olarak öne çıkıyor. Mamdani’nin hem geçmişi hem de tarzı, New York’un çok katmanlı kültürel dokusuna uygun bir lider profili sunuyor ve şehrin politik, kültürel ve ekonomik sahnesinde kalıcı bir iz bırakmaya aday.

























































































